Dil Teması, Ödünçleme ve Arapça-Türkçe İkiliği
الأسبوع 11 · المحور الثالث — الخريطة اللهجية والمجتمع · ٤ ساعات
1
حيثما التقت جماعتان لغويتان نشأ تماسٌّ تتولّد عنه نتائج متدرّجة. أدناها الاقتراض المعجمي وهو الأسرع والأيسر، ويليه الاقتراض الصوتي حين يدخل صوت جديد إلى النظام، ثم التداخل التركيبي حين تنتقل أنماط الجملة أو الأدوات، ثم التبسيط في مواضع الاختلاط الواسع، وأقصاها التحوّل اللغوي حين تهجر جماعة لغتها. والعلاقة بين العربية والتركية نموذج ممتاز للدراسة لأنها ثنائية الاتجاه وممتدة قرونًا: فقد انتقل إلى التركية عدد ضخم من الألفاظ العربية في الدين والعلم والإدارة…
İki dil topluluğunun karşılaştığı her yerde, aşamalı sonuçlar doğuran bir temas ortaya çıkar. En alt seviyesi, en hızlı ve en kolay olan sözcüksel ödünçlemedir. Bunu, yeni bir sesin sisteme girdiği sesbilimsel ödünçleme, ardından cümle kalıplarının veya edatların aktarıldığı yapısal karışma, geniş çaplı temas alanlarında basitleşme ve en üst seviyede ise bir topluluğun dilini terk etmesi durumunda dilsel dönüşüm takip eder. Arapça ve Türkçe arasındaki ilişki, iki yönlü ve yüzyıllara yayılan bir ilişki olduğu için mükemmel bir inceleme örneğidir: Din, bilim ve yönetim alanlarında çok sayıda Arapça kelime Türkçeye geçmiştir…
2
1. نتائج التماس متدرّجة من المعجم إلى التحوّل الكامل. 2. التبادل العربي-التركي ثنائي الاتجاه وعميق تاريخيًّا. 3. اللواحق المقترضة دليل على عمق الاتصال لا سطحيته. 4. التداخل المعاصر مختبر حيّ لآليات التغيّر.
1. İlişki sonuçları, leksikal düzeyden tam dönüşüme kadar derecelenir. 2. Arap-Türk alışverişi çift yönlü ve tarihsel olarak derindir. 3. Ödünç alınan ekler, yüzeysel değil, ilişkinin derinliğinin kanıtıdır. 4. Çağdaş etkileşim, değişim mekanizmaları için canlı bir laboratuvardır.
3
يعود الاهتمام العلمي بنتائج التماس اللغوي إلى أورييل وينريش في كتابه «اللغات في التماس» سنة 1953، الذي أرسى تمييزًا أساسيًّا بين التداخل الفردي العارض والتغيّر البنيوي المستقر في نظام اللغة. وقد طوّر سارة ثوماسون وتيرنس كوفمان هذا الاتجاه في عملهما المرجعي «التماس اللغوي والتوليد واللسانيات الوراثية المُختلطة» (Language Contact, Creolization, and Genetic Linguistics)، فقدّما مقياسًا متدرجًا لشدة التماس يربط بين عمق التأثير البنيوي ومدة الاتصال وكثافته الاجتماعية.
Bilimsel ilginin dilsel temas sonuçlarına yönelmesi, 1953 tarihli "Diller Temasta" (Languages in Contact) adlı kitabıyla Uriel Weinreich'e dayanır. Weinreich, bireysel rastgele etkileşim ile dil sistemindeki yerleşik yapısal değişim arasında temel bir ayrım yapmıştır. Sarah Thomason ve Terrence Kaufman ise "Dilsel Temas, Kreolleşme ve Genetik Dilbilim" (Language Contact, Creolization, and Genetic Linguistics) adlı referans çalışmalarında bu akımı geliştirmişlerdir. Yapısal etkinin derinliği ile iletişim süresi ve sosyal yoğunluğu arasında bir ilişki kurarak temasın şiddeti için dereceli bir ölçek sunmuşlardır.
4
يمكن رصد طبقتين متعاكستي الاتجاه في تاريخ التبادل العربي-التركي. الطبقة الأولى قديمة، وهي دخول آلاف الألفاظ العربية إلى التركية العثمانية عبر الدين والعلم والإدارة والأدب، بحيث كان المعجم العثماني الرسمي في أوجه يحوي نسبة تفوق الستين في المائة من الألفاظ العربية والفارسية بحسب إحصاءات المستشرقين، ومنها كلمات مثل «kitap» و«ilim» و«hukuk» و«mesele» و«sabır»، وقد خضعت هذه الألفاظ لتكييف صوتي وصرفي تام بحيث اندمجت في النظام التركي حتى الحرف الأخير، فأصبح كثير من…
Arap-Türk etkileşim tarihinin iki zıt yönlü katmanı gözlemlenebilir. İlk katman eskidir; din, bilim, yönetim ve edebiyat yoluyla binlerce Arapça kelimenin Osmanlı Türkçesine girişi şeklinde tezahür eder. Öyle ki, Doğu bilimcilerin istatistiklerine göre, Osmanlı'nın zirvedeki resmi sözlüğü Arapça ve Farsça kelimelerin yüzde altmıştan fazlasını içermekteydi. Bunlardan bazıları "kitap", "ilim", "hukuk", "mesele", "sabır" gibi kelimelerdir. Bu kelimeler tam bir ses ve şekil uyumuna uğrayarak son harfine kadar Türk sistemine entegre olmuşlardır, öyle ki birçok kelime...
5
يعيش المتحدثون العرب في تركيا اليوم، سواء من الجاليات المهاجرة أو من أبناء لهجات الجنوب الشرقي كالماردينية، ثنائية لغوية يومية تنتج تداخلًا يمكن رصده وتصنيفه بدقة منهجية. فمن أبرز مظاهره الترجمة الاقتراضية أو الكالك (calque)، وهي نقل التعبير الأجنبي بترجمة أجزائه حرفيًّا مع الحفاظ على بنيته، كأن يقول متحدث عربي ثنائي اللغة تعبيرًا مترجَمًا حرفيًّا عن تركيبة تركية شائعة بدل التعبير العربي الأصيل المقابل لها.
Bugün Türkiye'de yaşayan Arapça konuşanlar, ister göçmen topluluklardan olsun ister Mardin gibi güneydoğu lehçelerinin mensupları olsun, günlük dilsel bir ikilik yaşamaktadırlar. Bu ikilik, sistematik bir metodolojiyle izlenip sınıflandırılabilecek bir etkileşim yaratmaktadır. Bu etkileşimin en belirgin tezahürlerinden biri, kelime kelime çeviri veya kalk'tır (calque). Bu, yabancı bir ifadeyi, yaygın bir Türkçe yapının Arapça'daki karşılığı olan özgün Arapça ifade yerine, o ifadenin parçalarını yapısal olarak koruyarak kelime kelime çevirmektir.
6
مقابلات ميدانية افتراضية-توضيحية مع متحدثين من أصل سوري وعراقي مقيمين في إسطنبول منذ أكثر من عشر سنوات، بهدف رصد مستويات الاقتراض والتداخل في كلامهم اليومي. يُظهر هذا الرصد الميداني التوضيحي أن المتحدثين العرب في إسطنبول من الجيل الثاني يمارسون تداخلًا متدرجًا يمكن رده إلى مستويات مدرج ثوماسون وكوفمان دون قفز مفاجئ إلى التحوّل الكامل. فالاقتراض المعجمي الظرفي مثل «randevu» تبديل لغوي واعٍ يمليه غياب مرادف حاضر ذهنيًّا في لحظة الكلام لا ضعف…
Suriye ve Iraklı, on yılı aşkın süredir İstanbul'da ikamet eden konuşmacılarla yapılan sanal-açıklayıcı saha araştırmaları, günlük konuşmalarındaki ödünç alma ve kod değiştirme düzeylerini gözlemlemeyi amaçlamaktadır. Bu açıklayıcı saha gözlemi, İstanbul'daki ikinci nesil Arap konuşmacılarının, tam bir kod değiştirmeye ani bir geçiş olmadan, Thomason ve Kaufman'ın şemasına indirgenebilen dereceli bir kod değiştirmesi sergilediğini göstermektedir. "Randevu" gibi durumsal leksikal ödünç alma, konuşma anında zihinsel olarak mevcut bir eşanlamlı eksikliğinden kaynaklanan bilinçli bir dil geçişidir, zayıflıktan değil...
7
التصور الخاطئ: التداخل اللغوي عند ثنائيي اللغة علامة ضعف في إتقان اللغتين معًا. والتصحيح العلمي: أثبتت أبحاث شانا بوبلاك وغيرها أن التبديل اللغوي المنضبط بنيويًّا يستلزم كفاءة عالية في اللغتين معًا، وأن أخطأ الثنائيين الحقيقية أندر إحصائيًّا مما يظنه العامة، والتداخل استراتيجية تواصلية لا خللًا معرفيًّا.
Yanlış Anlama: İki dilli bireylerde dilsel karışım, iki dili de yeterince bilmeme göstergesidir. Bilimsel Düzeltme: Chana Poplack ve diğerlerinin araştırmaları, yapısal olarak kontrollü dil değiştirmenin her iki dilde de yüksek yeterlilik gerektirdiğini, gerçek iki dilli hatalarının kamuoyunun sandığından istatistiksel olarak daha nadir olduğunu ve dilsel karışımın bilişsel bir kusur değil, bir iletişim stratejisi olduğunu kanıtlamıştır.
8
اجمع 40 مقترضًا تركيًّا من كلام ثلاثة مخبرين، وصنّفها بحسب الحقل ودرجة الاندماج الصرفي، ثم ناقش ما إذا كانت الحالة اقتراضًا أم بداية تحوّل.
Üç muhbirden 40 Türkçe ödünç sözcüğü toplayın, bunları alana ve morfolojik bütünleşme derecesine göre sınıflandırın ve ardından durumun bir ödünç alma mı yoksa bir dönüşüm başlangıcı mı olduğunu tartışın.
| المصطلح | Terim | التعريف |
|---|---|---|
| التماس اللغوي | Dil teması | التقاء لغتين في جماعة واحدة وتأثيرهما المتبادل. |
| التداخل | Girişim / interference | انتقال أنماط لغة إلى أخرى في كلام الثنائيين. |
| الترجمة الاقتراضية | Öyküntü / calque | نقل التعبير بترجمة أجزائه حرفيًّا. |
| التحوّل اللغوي | Dil değiştirme | هجر الجماعة لغتَها لصالح أخرى. |
| الكالك (الترجمة الاقتراضية) | Öyküntü / calque | نقل تعبير أجنبي بترجمة عناصره حرفيًّا مع حفظ بنيته التركيبية. |
| التبديل اللغوي | Kod değiştirme | انتقال المتكلم الثنائي بين لغتين داخل الملفوظ الواحد أو بين ملفوظين متتاليين. |
| الدرجة | الوصف | شاهد من ماردين |
|---|---|---|
| اقتراض معجمي | كلمات محتوى | dolmuş، tamam، yemek |
| اقتراض لواحق | عناصر صرفية | ‑ǧi في qahwaǧi |
| تبديل الشيفرة | تناوب منظّم | «yani ben de gittim, w rǝǧǝʕt» |
| تداخل نحوي | أنماط ترتيب | جمل طويلة متأثرة |
| تحوّل لغوي | فقدان النقل الجيلي | أحفاد لا يتكلمون العربية |
حلقة النقاش: التداخل العربي-التركي عند الجيل الثاني في تركيا: دراسة حالة.